Sokağa Çıkma Yasağı ve Seyahat Hakkı -

Sokağa Çıkma Yasağı ve Seyahat Hakkı

0 54

Covid-19, Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilmiştir.

Pandemi olarak nitelendirilen tehlikeli salgın hastalıklar tüm dünyada kamu sağlığını tehdit etmektedir.

Salgın hastalığın yayılmasının önlenmesi için devlet tarafından alınan tedbirler ise yaşam biçimlerimizi değiştirmektedir. Bu tedbirlerin başında sokağa çıkma yasağı gelmektedir.

Covid-19 pandemisinde Türkiye’de sokağa çıkma yasakları ilan edilmiş ve bu yasakların bazıları çok uzun süreli olmuştur.

İdari kolluk tedbiri niteliğindeki sokağa çıkma yasağı temel hak ve özgürlükleri de etkilemektedir.

Sokağa çıkma yasağı, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup onları kullanılamaz hale getirmemelidir. Kesintisiz bir yasak yerine sınırları belirlenmiş yasaklar, yasak kapsamındaki kişilerin gündelik temel ihtiyaçlarını görmelerine de olanak sağlar. Bu nedenle, sokağa çıkma yasağının koşullarının, kapsamının ve istisnalarının öngörülebilir olması için mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması ve bu düzenlemelerin Anayasal sınırlara uygun olması, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri açısından oldukça önemlidir.

Seyahat özgürlüğü temel bir insan hakkıdır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. maddesi şöyle der:

1. Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır.
2. Herkes , kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.

Anayasa’nın Yerleşme ve seyahat hürriyeti başlığı altındaki 23. maddesi de bu hakkı şöyle tanımlamaktadır:

  • Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
  • Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
  • Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
  • Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hakim kararına bağlı olarak sınırlandırabilir.
  • Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.

Yani seyahat özgürlüğü sadece suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle hakim tarafından sınırlandırılabilir. Bunun dışında sınırlandırılamaz.

Sokağa çıkma yasağının hukuki dayanağına bakılacak olursa;

İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı genelgeye baktığımız zaman dayandırılan hukuki kaynakların İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi ile Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 27’nci ve 72’nci maddeleri olduğunu görüyoruz.

İl İdaresi Kanunu madde 11/C’deki “kamu esenliğinin sağlanması … valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır” şeklindeki genel ifadeye dayanılarak bu yasağın uygulanması, tüm hak ve özgürlüklerimizin kısıtlanması ihtimalini doğurabilir.

Bu maddeye dayanılarak çıkarılan sokağa çıkma yasağı, hukuk devletinin ilkesi altında yer alan belirlilik ilkesine ters düşecektir.

Pandemi, dünyanın birçok yerinde aynı anda, hızlıca ve kolay bir şekilde yayıldığından, kamu sağlığını çok ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın sorunu olan, kamu sağlığını tehdit eden pandemilere karşı devletin seyirci kalması, tedbir almaması ve sorunların kendiliğinden çözülmesini beklemesi elbette ki düşünülemez.

Devlet, pandemiyi ortadan kaldırmak ve toplumu söz konusu hastalıktan korumak için çeşitli tedbirler almak zorundadır.

Covid-19 hastalığı, pandemi ilan edildikten sonra, Türkiye’de alınan idari kolluk tedbirlerini, kullanıldıkları döneme göre ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.

İdari kolluk yetkileri olağan dönemde ve olağanüstü hal döneminde kullanılabilir. OHAL döneminde kullanılan idari kolluk yetkileri çok daha geniştir.

Pandemi sürecinde alınan idari kolluk tedbirlerinden biri de sokağa çıkma yasağıdır. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde bu tedbire başvurulmaktadır.

Ancak diğer taraftan, sokağa çıkma yasağı ilanı, ilan edilen yerdeki toplumsal yaşamı, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini oldukça fazla etkilemektedir. Bu nedenle, sokağa çıkma yasağı kavramının hukuki açıdan değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sokağa çıkma yasağı bir idari kolluk tedbiridir. İdari kolluk tedbirleri kişilerin temel hak ve özgürlüklerini sınırlandırır. Ancak kolluk makamlarının kendiliğinden bir temel hak ve özgürlüğü tamamen ortadan kaldıran, yani onun özüne dokunan bir yasaklama koyması Anayasa’ya aykırı olur.

Pandemi sürecinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları da, yerleşme ve seyahat özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği, çalışma hakkı, eğitim ve öğrenim hakkı, özel yaşama saygı hakkı gibi birçok temel hak ve özgürlüğü etkilemiştir. Hatta bu dönemde, sokağa çıkma yasağı bazı temel hak ve özgürlükleri sınırlamanın ötesinde tamamen durdurmuştur.

Örneğin bazı kişiler bakımından (65 yaş ve üstü gibi) seyahat özgürlüğü ile kişi özgürlüğü ve güvenliği tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Eğer sokağa çıkma yasağı çok katı bir şekilde, kesintisiz uygulanarak bazı temel hak ve özgürlükler durdurulacak ve belirli bir süre boyunca hiç kullanılamayacaksa, o zaman Anayasa’daki durdurma koşullarının sağlanması gerekir. Durdurma ise olağanüstü hal ilanını gerektirir. Anayasa’nın 119.maddesine göre, OHAL ilanını gerektirecek sebeplerden biri de tehlikeli bir salgın hastalığın ortaya çıkmasıdır. Olağanüstü halde, yasak, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’a uygun olarak ilan edilmelidir.

Umumi Hıfzısıhha Kanunu’na baktığımızda ise, kanunda belirtilen hastalıklar halinde hasta olan kişiler nezdinde birtakım tedbirlerden bahsedilmekle birlikte, yine genel bir ifadenin kullanıldığı, “sokağa çıkma yasağından” bahsedilmediği görülür. Sağlıklı kişiler de dahil olmak üzere bir ilin tamamında sokağa çıkma yasağı uygulanmasına müsaade edecek bir düzenleme burada da yer almamaktadır.

Son olarak konunun kamu sağlığını ilgilendiren hassasiyetine binaen tekrar hatırlatmak isteriz ki, bu makalede korona virüs salgını nedeniyle alınan tedbirlerin gereksiz oldukları değil, hukuka aykırı oldukları görüşü savunulmaktadır. Zaten bu tedbirlerin gerekli olup olmadığı sorunu, hukuk bilimini değil, tıp bilimini ilgilendiren bir sorundur. Türkiye’de tıbbın gerekli gördüğü bu tedbirlerin hukuka uygun bir şekilde alınması mümkün iken, maalesef bu tedbirler hukuka aykırı bir şekilde alınmaktadır.

Öte yandan yargısal başvuru açısından;

Sokağa çıkma yasağına karşı idari yargıda iptal davası açmak mümkün olmakla birlikte, bunun etkili bir iç hukuk yolu olduğunu söylemek mümkün değildir; çünkü yasağın özellikle süreli olduğu durumlarda, altmış günlük dava açma süresi içinde dava açılıp, davanın sonuçlanması beklenirken zaten yasak sona erecek ve dava konusuz kalmış olacaktır.

Sokağa çıkma yasakları ayrıca idari yargıda tam yargı davasına da konu olabilir. Bunun için ise, kişisel hak ihlalinin varlığı aranır. Yasaktan dolayı maddi veya manevi zarara uğrayan kişiler, bu davayı açabilir. Yasağın kanuni dayanağının bulunmaması nedeniyle, idarenin hizmet kusurunun varlığı ileri sürülebilir. Ancak burada da maddi ve manevi zararın ispatı oldukça zordur. Yasak nedeniyle dışarıya çıkamamak, herkes için her zaman maddi zarar doğurmaz. Belki bu süreçte, işletmelerin faaliyetlerinin durdurulması nedeniyle, girişim özgürlüğünün sınırlandırılması veya tamamıyla durdurulması, çalışma hakkından yoksun bırakılma gibi durumlar maddi zarara sebep olabilir.

Türkiye’de, Covid-19 pandemisinde, İçişleri Bakanlığı, çıkardığı genelgelerle sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi için valiliklere talimat vermiştir. Yasak kararı ise il umumi hıfzıssıhha kurulları tarafından alınmıştır. Bu süreçte, ne İçişleri Bakanlığı genelgeleri, ne de yasak kararları Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Temel hak ve özgürlüklerimize müdahale niteliğindeki böyle önemli kararların, idarenin açıklığı ilkesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilmesi gerekir.

Tekrar belirtmekte fayda olur ki; öncelikle sokağa çıkma yasağının hukuka uygun olabilmesi için mevzuatımızda gerekli değişikliklerin yapılması ve yapılacak düzenlemelerde yasağın koşullarının, kapsamının, istisnalarının belirlenerek, pandemi sürecinin öngörülebilir olması gerekir.

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası Tamam Gözat