Şirketlerin Sosyal Medya Hesaplarını Yönetenlerin Hukuki Sorumluluğu -

Şirketlerin Sosyal Medya Hesaplarını Yönetenlerin Hukuki Sorumluluğu

0 58
Günümüzde en önemli tartışma konularının başında sosyal medya geliyor. Sosyal medya hesapları doğru ve yerinde kullanıldığı zaman son derece etkili bir iletişim aracıdır. Sosyal medyanın gerçek kişilerin dışında kurumlar ve şirketler olmak üzere iki tür kullanıcısı var. Bugün neredeyse büyük, küçük birçok işletme facebook, instagram, twitter, linkedin gibi hesapları kullanıyor. Bu iletişim araçlarının doğru kullanımı işletmenizin tanınmasına ve yeni müşterilere ulaşmanızda büyük faydalar sağlıyor. Ancak kötü kullanım örneklerinin çok olması, henüz bu hesapların nasıl kullanılacağının tam olarak anlaşılmadığını gösteriyor.
Öncelikle işletmeniz ister büyük ister küçük olsun, işletmeniz adına yapılan her paylaşımdan hukuki olarak sorumlusunuz. Bu nedenle sosyal medya hesaplarınızı yönetenlerin bu konuda eğitimli olması gerekiyor. Örneğin köftecisiniz, sosyal medya hesapları üzerinden gelen bir müşteri şikâyetinin kaba bir üslupla cevaplandırılması asla doğru değil. Sosyal medya hesaplarının tanıtım, rezervasyon gibi işlevleri kadar müşteriden gelen geri bildirimleri dikkatli şekilde inceleyip çözüm üretmek de önemli.
Sosyal medya hesapları üzerinden yapılan diğer bir hata; siyasi, kişisel ve gündemdeki tartışmalar hakkında yapılan yorumlar ve açıklamalardır. Birçok işletme kişisel medya hesabı ile firmaların sosyal medya hesabı arasındaki farka dikkat etmemektedir. İşletmenizin sosyal medya hesaplarını takip edenlerin işletmenize ait faaliyetlerinden dolayı takip ettiklerini unutmayın. Bu tür paylaşımların içeriği ne olursa olsun markanıza zarar verebilir. Öte yandan kamuoyu hassasiyetinin yüksek olduğu bir konuda açıklama yapmak gerekirse bunu firmanızın logosu ve yöneticinin imzası ile yayınlamanız doğru olacaktır.
Sosyal medya hesaplarında dikkat edilmesi gereken diğer bir konu güncellenme sıklığıdır. Güncellenmenin çok sık ya da çok seyrek olması takipçileri yorabilir ya da içeriği yetersiz bulduğu için takibi bırakmasına neden olabilir.
Ülkemizde küçük ve orta boy işletme sayısı oldukça fazla. Bu işletmelerin günümüz dünyasında rekabetçi bir yapıya kavuşabilmeleri için kendilerini fark ettirmeleri son derece önemli. Doğru iletişim aynı zamanda kurumsallaşmanın bir parçasıdır. Son yıllarda sosyal medya hesaplarını doğru kullanan birçok girişimci ve küçük işletme önemli bir farkındalık yarattı. Eğer bu rekabette yerinizi almak istiyorsanız mutlaka doğru iletişim kanallarını doğru şekilde kullanmanız gerekiyor.

Her geçen gün şirketler için Sosyal Medya hesapları daha da önemli hale gelmektedir. Şirketlerin Sosyal Medya hesaplarını bu konuda görevlendirilen çalışanlar ya da anlaşmalı bir ajans yönetmektedir.

Peki bu hesapları yönetenlerin hukuki ve cezai sorumlulukları neler?

a) Şirket hesabını yöneten şirketin çalışanı ise;

İş kanununa göre bir çalışan tarafından Sosyal Medya hesapları yönetildiği durumda çalışanın şirket itibarını zedelemeyecek şekilde paylaşımlarda bulunmaması gerekmektedir. Suç unsuru içeren paylaşımlardan sorumlu olacağı gibi işverenin talimatı ile dahi paylaşım yapmış olsa ortaya çıkan suçtan sorumlu olacaktır. Şirket Sosyal Medya hesabını yöneten çalışan işverenin güvenini kötüye kullanacak şekilde davranışlarda bulunur, işverenin zarar görmesine neden olacak paylaşımlarda bulunursa iş sözleşmesi haklı nedenle fesh edilebileceği gibi meydana gelen zarardan da sorumlu tutulabilir. Örneğin şirket Sosyal Medya hesabından müşterilere yönelik suç olan ya da tepki çekecek içeriklerde paylaşımlarda bulunur, özel yazışmalar yaparsa iş sözleşmesi bunlara dayanılarak fesh edilebilir. Çalışanın başkasına verdiği zararlardan işveren de sorumludur. Ancak işveren çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.

İşten ayrılan işçi, işverene kızıp Sosyal Medya hesaplarını iade etmezse ne olur?

İşçinin işverene kızarak iade etmediği bazı eşyalar olmakla birlikte artık Sosyal Medya hesaplarının iade edilmemesi örnekleri ile karşılaşıyoruz. Bu durumda Türk Ceza Kanunu”nun 155’nci maddesi“ Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” Uygulama alanı bulabileceği kanaatindeyim. Yani iade etmesi gerektiği halde Sosyal Medya hesaplarını iade etmeyen işçi 7 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile muhatap olabilir.

b) Şirket Hesabını Yöneten Ajans ise;

Şirketin anlaştığı bir ajans aracılığıyla Sosyal Medya hesabı yönetilecekse taraflar arasında bir sözleşme imzalanması sağlıklı olacaktır. Sosyal Medya hesabının kullanımı esnasında ortaya çıkacak zararlardan ajans sorumlu olacaktır. Bir suç söz konusu ise cezanın şahsiliği gereği paylaşımı yapan bu suçtan sorumlu olacaktır. Bu nedenle Sosyal Medya hesabı yönetimi konusunda hem Ajans hem de şirket kendini koruyacak şekilde sözleşme yapmalıdır. Ayrıca düşünün ki bir ajansın yönettiği bir şirket Sosyal Medya hesabından terör ya da müstehcen paylaşım yapıldı. Ortaya çıkacak zararın boyutu tahmin bile edilemeyebilir. Bu nedenlerle Sosyal Medya hesabı yönetimini basite indirgememek lazım.

Şirket ödemesini yapmazsa Ajans hesabı iade etmeyebilir mi?

Uygulamada çok sık rastlanan bir durum da Şirketin ajansın parasını ödemediği durumlardır. Türk Medeni Kanunu’nun 950. Maddesi “Alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir.
Zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılır.” Hapis hakkını düzenlemiştir. Buna göre alacaklı olan ajans bu maddedeki hapis hakkını kullanabileceği ve alacağı ödeninceye kadar Sosyal Medya hesaplarını iade etmeyebileceği kanaatindeyim. Ancak böyle bir hakkı kullanırken karşı tarafa yazılı olarak bildirimde bulunulması doğru olacaktır. Sosyal Medya hesaplarının maddi değer olmaya başladığı düşünülünce icra yoluyla satılan Sosyal Medya hesapları bence çok uzak ihtimal değil.
Bunun dışında kendisine verilen Sosyal Medya hesabı hapis hakkı dışında iade edilmezse yukarıda açıkladığımız Türk Ceza Kanunu’nun 155. Maddesindeki Güveni Kötüye Kullanma suçu burada da söz konusu olacaktır.

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası Tamam Gözat