Serbest Bölgelerde Yapılan İnşaat İşlerinde Vergileme Rejimi Ve Özellik

Serbest Bölgelerde Yapılan İnşaat İşlerinde Vergiler

0 5

KDV

26.4.2014 Tarih 28983 Sayılı Resim Gazetede yayımlanan KDV Uygulama Genel Tebliğinin Serbest Bölgelere yönelik olarak özetle aşağıdaki düzenlemeleri yapmıştır.

3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler KDV’den istisnadır. (Tam İstisna- Bknz. KDVK madde 32)

Teslim, yurtdışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmelidir. Serbest bölgedeki alıcı kavramı, ilgili mevzuatları çerçevesinde söz konusu bölgelerde faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişi alıcıları ifade eder. İhracat teslimine ait fatura ve benzeri belgelerin yukarıda belirtilen yurtdışındaki müşteri veya serbest bölgedeki alıcı adına düzenlenmesi gerekir.

Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır. 3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca, bir serbest bölgedeki alıcıya yapılan ve serbest bölgeye vasıl olan teslimler ihracat istisnası kapsamındadır. Serbest bölgelere yapılan ihracat teslimlerinde, gümrük beyannamesinin düzenlenmediği hallerde, malın serbest bölgeye giriş işlemlerinin tamamlanarak serbest bölgeye vasıl olduğu tarih ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir. Bu tarih, malların serbest bölgeye girişinin yapıldığını gösteren, serbest bölge işlem formunun ilgili idare tarafından onaylandığı tarihtir.

3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetler vergiden istisna edilmiş olmakla birlikte, KDV Uygulama Tebliği’ne göre; Türkiye’den serbest bölgelere verilen hizmetler hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmemektedir. Tebliğe göre; Fason hizmetler dışında, Türkiye’den bu bölgelerde faaliyet gösterenlere yapılan hizmetler 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesi çerçevesinde KDV’ye tabidir. Serbest Bölgelere verilen hizmetler hizmet ihracı kapsamında olmamakla birlikte; KDV Uygulama Tebliğinde de açıklandığı üzere, 3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, “serbest bölgelerde verilen hizmetler” bağlamında KDV’den müstesnadır. (Kısmi İstisna) (Bakınız KDVK m. 32.) Ancak yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurt içine yönelik olarak verilen hizmetler KDV’ye tabidir.

Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı’nın verdiği aşağıdaki özelgeler uygulamaya yön vermektedir.

1. İlgide kayıtlı dilekçenizde, şubeniz aracılığıyla … Serbest Bölgesinde sosyal tesisler ve yemekhane binası inşa edeceğiniz belirtilerek, söz konusu inşaat işi için serbest bölgede faaliyette bulunan şubenize göndereceğiniz malların katma değer vergisinden istisna olup olmadığının, bu mallar için yüklendiğiniz katma değer vergisinin iadesinin talep edilip edilemeyeceğinin ve serbest bölgeye gönderilip kullanılmadığı için geri gelen inşaat malzemelerinin gümrükten geçişi esnasında katma değer vergisi ödenip ödenmeyeceğinin bildirilmesi istenilmiştir.
Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olacağı; 11/1-a maddesinde ise ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, Kanunun 12/1 inci maddesinde, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için, teslimin serbest bölgedeki bir alıcıya yapılması ve teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olması gerektiği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, Kanunun 32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s maddeleri kapsamında bulunan istisnalar nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, indirim yoluyla giderilemeyen verginin ise Bakanlığımızca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, firmanız tarafından:
– serbest bölgede yapılacak inşaatta kullanılacak malların teslimleri, ihracat istisnası hükümleri kapsamında, – şubeniz tarafından serbest bölge sınırları içerisinde verilen inşaat-taahhüt hizmeti ise Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-ı maddesi kapsamında katma değer vergisinden istisna olacaktır.
Ayrıca, firmanızca serbest bölgeye teslim edilen mallara ilişkin olarak yüklenilen ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV nin iadesi Kanunun 32 nci maddesine göre talep edilebilecektir.

Öte yandan, serbest bölgede bulunan şubenize gönderilen inşaat malzemelerinin kullanılmayan kısımlarının Türkiye’deki merkezinize getirilmesi durumunda, söz konusu malların ithalat olarak kabul edilerek ait olduğu oranda KDV ye tabi olması gerekmektedir. (03/01/2011 tarih B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17-1 sayılı özelge)
2. “Yumurtalık serbest bölgesi içinde fabrika binası inşaatının yapımını üstlenen şirketiniz ile serbest bölge içinde fabrika binası inşaatını şirketiniz karşı fiilen yapan firmanın işlemleri Kanun’un 17/4-ı maddesi uyarınca KDV’den müstesnadır.” (28/07/2009 tarih ve 55/5511-2742/71767 sayılı özelge)
3. Yurt içinde faaliyet gösteren şirket merkezinizden serbest bölgede faaliyet gösteren şubenize ATM makinelerinin bakım ve onarımında kullanılmak üzere bakım-onarım ruhsatı kapsamında gönderilecek malzeme ve yedek parçalar ihracat kapsamında KDV’den istisna olacaktır.”55/5511-2745/76769 sayılı özelge.)
Bu açıklamalar ışığında sonuç olarak; serbest bölgede yapılacak inşaatta kullanılacak mallar için Serbest Bölgeye gerçekleştirilecek mal teslimatları ihracat istisnası kapsamında olacaktır. Bu teslimler ihracat istisnası sayıldığı için, serbest bölgeye gönderilen malların alımında yüklenilen KDV’nin de indirim-iade mekanizması ile arındırılması mümkündür. (KDVK m.32) Ancak, serbest bölgede idareye yapılacak hizmetler yukarıdaki açıklamalar gereğince hizmet ihracatı kapsamında istisnaya tabi olmayıp, “serbest bölgede verilen hizmetler” bağlamında KDV’nden istisnadır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, Serbest bölgelerde verilen hizmetlerin hizmet ihracı olarak değerlendirilmemesi nedeniyle sadece bu bölge içinde gerçekleşen hizmet alımlarının KDV’den istisna olduğudur. Bölge dışından, alınan hizmetler KDV’ye tabi olacaktır. Serbest bölge içinde alınmayan hizmetler nedeniyle ödenen KDV’nin indirimi veya iadesi söz konusu olmayacak, bu KDV’leri ancak gider yazılabilecektir. (Bakınız KDVK m.32 ve m. 58) Dolayısıyla serbest bölge dışından alınan hizmet olacaksa bunların KDV’sinin yük kalması söz olabilecektir.

Konuya ışık tutması anlamında KDV uygulama tebliği ve Maliye Bakanlığının verdiği bazı özelgelerdeki örnek olaylar aşağıda sıralanmıştır.

Örnek 1: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) firmasına serbest bölgeye gelinerek makine bakım-onarım hizmeti verilmesi 3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesi kapsamında KDV’den istisna iken, (A) şirketinin serbest bölge dışından araç kiralaması KDV’ye tabi bulunmaktadır. (KDV Uygulama Tebliği)

Örnek 2: İthalat ve ihracat konusu malların (B) firmasınca serbest bölgelerden limanlara, limanlardan serbest bölgelere karayolu ile taşınması işleminin 3065 sayılı Kanunun genel hükümleri çerçevesinde KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.(KDV Uygulama Tebliği)

Örnek 3: Hazır betonun imal edilerek transmikserle dökülmesi işi, KDV uygulamasında inşaat taahhüt işleri kapsamında “hizmet” olarak değerlendirilmektedir. Bu hizmetin yurtiçinden serbest bölgedeki inşaatlar için verilmesi de mal teslimi olarak kabul edilemeyeceğinden KDV’ye tabi olacaktır.(KDV Uygulama Tebliği)

Örnek 4: Türkiye’de mukim firmalar tarafından verilen ve serbest bölge dışından serbest bölgeye yönelik olarak verilen hizmet niteliğinde olan hukuk müşavirliği, mali müşavirlik, makine-ekipman kiralama hizmetleri ile serbest bölgeden yurt içine, yurt içinden serbest bölgeye veya bir serbest bölgeden başka bir serbest bölgeye intikal eden mallar için verilen gümrük müşavirliği hizmeti genel esaslar çerçevesinde KDV’ye tabi olacaktır. (4.11.2007 tarih ve 53/5317-2253/100965 sayılı özelge)

Örnek 5: Serbest bölgeler gümrük bölgesi dışında olmakla birlikte Türkiye sınırları içinde bulunan, yabancı ülke niteliği taşımayan yerlerdir. Bu nedenle, Türkiye’nin herhangi bir yerinden serbest bölgeye veya serbest bölgeden Türkiye’nin herhangi bir yerine yapılan taşımacılık işleri KDV istisnası kapsamına girmemektedir.” (27.07.2005 tarih ve 53/5314-407/36562 sayılı özelge)

Örnek 6: Firmanız tarafından: serbest bölgeye yapılan mal teslimleri, ihracat istisnası kapsamında, söz konusu mallara ilişkin olarak serbest bölge sınırları içerisinde verilen servis, işçilik ve tamir hizmetleri ise Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-ı maddesi kapsamında katma değer vergisinden istisna olacaktır. Ancak, firmanızca serbest bölgeye teslim edilen mallara ilişkin olarak serbest bölge sınırları dışında verilen işçilik ve tamir gibi hizmetler genel hükümler çerçevesinde katma değer vergisine tabi olacaktır. (15/04/2011 B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-2010-14011-18-233 sayılı özelge)

Örnek 7: …Buna göre, iş yeri hekimliği hizmeti, cihaz, makine ve motorların montaj ve servis hizmetleri, taşıyıcı ve vinç hizmetleri, temizlik ve ilaçlama hizmetlerinin serbest bölge içerisinde verilmesi halinde söz konusu hizmetler Kanunun 17/4-ı maddesine istinaden KDV den istisna olacaktır. Ancak, iş güvenliği danışmanlığı, proje danışmanlığı, çevre danışmanlığı, müşavirlik vb. gibi hizmetlerin serbest bölge dışında işyeri Türkiye’de bulunan firmalar tarafından verilmesi halinde bu hizmetler genel esaslara göre KDV ye tabi olacaktır30/01/2012 tarih B.07.1.GİB.4.07.16.02-KDV.ÖZG.2011.52-53 sayı Benzer örnekleri 60 numaralı KDV sirkülerinde de bulmak mümkündür.

– Türkiye’de veya yurt dışındaki firmaların bilfiil serbest bölge içinde sundukları
temizlik, bakım, onarım, montaj gibi hizmetler KDV’den müstesnadır.
– Bir serbest bölgeden diğer bir serbest bölgeye verilen hizmetler KDV’den müstesnadır.
– Serbest bölgeden yurtdışına giden mallar için serbest bölgede verilen gümrük müşavirliği hizmetleri KDV’den müstesnadır.
– Serbest bölgeden Türkiye’ye, Türkiye’den serbest bölgeye gönderilen mallara ilişkin Türkiye’deki firmalarca serbest bölgede faaliyet gösteren firmalara verilen gümrük müşavirliği hizmetleri KDV’ye tabidir.
– Yurt içinden serbest bölgeye verilen telekomünikasyon hizmetleri KDV’ye tabidir.
Serbest bölge içerisinde faaliyet gösteren işletmeler tarafından bu bölge içerisindeki işletmelere verilen hizmetler ise KDV’den müstesnadır.
– Türkiye’de faaliyette bulunan mükellefin, rapor, görüş, yazı, onay hazırlanması amacıyla serbest bölgeye gidip inceleme, kontrol, denetleme v.b. yapması söz konusu hizmetle ilgili ön hazırlık ve veri toplama mahiyetindedir.

DAMGA VERGİSİ

Serbest Bölgeler Kanunun geçici 3. Maddesine göre;
„ …
“Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar;
a) Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisnanın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci ve 30 uncu maddeleri uyarınca yapılacak tevkifata etkisi yoktur.
b) Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az % 85’ini yurtdışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler gelir vergisinden müstesnadır. Bu oranı % 50’ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir.
c) Bu bölgelerde gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve harçlardan müstesnadır.
Bu çerçevede, yapılan sözleşme damga vergisinden istisnadır.
Nitekim Maliye Bakanlığının konuya ilişkin verdiği aşağıda yer alan bir özelgede de benzer görüş yer almaktadır. “488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu, (1) sayılı tablonun “I.Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında da, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01/01/2010 tarihinden geçerli olmak üzere Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/A-1 fıkrasındaki kağıtlara ilişkin damga vergisi oranı binde 8,25 olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 5084 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle eklenen geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin, bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri ile ilgili olarak yaptıkları işlemlerin 31.12.2008 tarihine kadar her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu, aynı maddenin 5810 sayılı Kanunun 01/01/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7 nci maddesi ile değişik ikinci fıkrasının (c) bendinde, Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar bu bölgelerde gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtların damga vergisi ve harçlardan müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz ile … A.Ş. arasında düzenlenecek olan serbest bölgeye doğalgaz getirilmesine ilişkin sözleşmenin, şirketinizin serbest bölgede gerçekleştirdiği faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlenmiş olması durumunda damga vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir. 15/08/2012 tarih B.07.1.GİB.4.35.17.02-032-772 sayı”

GELİR VERGİSİ TEVKİFATI

Serbest bölgelerde yapılan inşaat taahhüt işlerinde, yapılan hakedişler üzerinden işveren tarafından genel hükümlere göre tevkifat yapılacaktır. Tevkifat konusunda serbest bölgelere özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Konuya ilişkin verilen bir muktezada şu görüşlere yer verilmiştir.
“İlgide kayıtlı özelge talep formu eklerinde, ……. Vergi Dairesi Müdürlüğü ……..vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuzu, Ege serbest bölgede mukim bulunan ……..San.Tic.Ltd. Şti. firmasından ihale ile üretim tesisi, idari ve sosyal tesisi, mekanik ve elektrik tesisatı, altyapı yol, kanalizasyon, inşaat taahhüt işini malzemeli ve işçilik olarak alarak ……. tarihinde sözleşme imzaladığınızı, işin 2010 yılında bittiği, alınan iş kapsamında malzemelerin yurt içinden temin edilerek Ege Serbest Bölgede kurulu bulunan söz konusu firmaya ihracat kapsamında teslim edildiği belirtilerek, 2009 takvim yılında teslim edilen malzemelerin ihracat olarak değerlendirilip 2009 yılında mı yoksa yıllara sari iş olarak değerlendirilip 2010 yılında mı vergilendirileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinde kar veya zararın işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği ve tamamının o yılın geliri sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamına giren inşaat ve onarma işlerinden olması için yapılan işin inşaat ve onarma işi olması, birden fazla takvim yılına sirayet etmesi ve taahhüde bağlı olarak yapılması gerekmektedir.
Aynı Kanunun “İnşaat ve Onarma İşlerinde İşin Bitimi” başlıklı 44 üncü maddesinde; “İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih; diğer
hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir. Bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her ne nam ile olursa olsun
elde edilen hasılat, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kâr veya zararının tespitinde dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Bununla beraber, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hak ediş ödemeleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup kesinti oranı 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %3 olarak belirlenmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin Ege Serbest Bölgesinde bulunan söz konusu firma ile yaptığı malzeme dahil inşaat yapım hizmetinin, yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamında değerlendirilmesi ve malzeme temini dahil ödenen hak edişlerin tamamından Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. Ayrıca, serbest bölgede yapılacak inşaat için gereken malların tesliminin ihracat kapsamında değerlendirilmesi yapılan işin yıllara sari olma vasfını değiştirmeyecektir. Öte yandan, söz konusu işten elde edilen kâr veya zararın işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği ve tamamının o yılın geliri sayılarak vergilendirileceği tabiidir.” (20/12/2011 tarih B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 42-2239 sayı

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası Tamam Gözat