SEGBİS Aracılığı İle Mahkemeye Katılmak İçin Ne Gerekir? -

SEGBİS Aracılığı İle Mahkemeye Katılmak İçin Ne Gerekir?

0 38

Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri incelendiğinde; 52 inci maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ile 62 nci maddede, tanıkların ve bilirkişilerin dinlenmesi ile 219 uncu maddede, duruşmaların teknik araçlarla kayda alınmasının takdire bırakıldığı; buna karşılık, 52 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde, mağdur çocukların ve duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunlu olan kişilerin tanıklığında ses ve görüntü kaydı yapılmasının ve 147 nci maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde, şüphelinin veya sanığın ifade veya sorgu işlemlerinin kaydında varsa teknik imkânlardan yararlanılmasının zorunlu olduğu; yine, söz konusu Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan tanığın dinlenilmesine hâkim veya mahkemece karar verilmesi halinde; 180 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince, ses ve görüntülü aktarma yapılmasının, tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenilmeleri gereken hallerde ve 196 ncı maddenin dördüncü fıkrası gereğince farklı yargı çevresinde bulunan sanığın sorguya çekilmesinde imkân varsa görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.

Gerekli görülmesi ya da zorunluluk halinde taraflar da SEGBİS için talepte bulunabilirler. Buna yasal bir engel bulunmamaktadır. Bunun için mahkemesine bir dilekçe ile başvurmak gerekecektir.

Örnek dilekçe aşağıdaki gibi olabilir.

…. CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

DOSYA NO : E.

TALEPTE

BULUNAN SANIK:    T.C.:

MÜDAFİİ               : Av.

KONU                    
: X tarihli duruşmada sanığın SEGBİS ile duruşmaya katılması talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

Yukarıda esas numarası belirtilen dosyanın X tarihli duruşmasına sanık şu an yaşamakta olduğu … de bulunması nedeniyle katılamayacaktır. Sanık … olarak çalışıp geçimini sağlamaktadır. Duruşma tarihinde ifade işlemleri için tekrardan gelip işe geri gitmesi sonucunda maddi kayba uğrayacağı aşikardır. Bir ihtimal ile işten çıkarılması da söz konusu olabilir. Tüm bu sebeplerden dolayı duruşma tarihi ve saatinde ifadesinin SEGBİS ile alınması talebimizdir. SEGBİS vatandaşların daha hızlı ve daha etkin bir şekilde hukuk sistemimizden faydalanabilmesi için oluşturulmuştur. Bu yüzden …/…/….. tarihinde saat ..:.. ‘da yapılacak olan duruşmada savunmasının SEGBİS sistemi ile alınmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.

Taraf

(ya da VEKİLİ)

Talep dilekçesi yukarıdaki gibi olabilir.

Peki duruşma salonuna getirilemeyen, gelmeyen veya getirilmeyen sanığın SEGBİS olarak adlandırılan görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle aynı anda sorgusunun yapılabilmesi halinde, eş zamanlılık, yani tüm sanıkların aynı zamanda duruşma salonunda hazır edilmesi kuralına uyulmuş olur mu?

Kural, birkaç istisna hariç tüm sanıkların duruşma salonunda, yani yargılamayı yapacak mahkemenin huzurunda hazır edilmeleridir. Bu kural; aleni ve doğrudan temas, yani görgü ve iletişim kurma yolunun kullanılması suretiyle maddi hakikate ve adalete ulaşmanın olmazsa olmazıdır. Böylece mahkeme, iddia ve savunma tarafları, huzurda gördükleri sanıklar hakkında daha sağlıklı ve isabetli değerlendirme yapabilirler.

“Sanık olmazsa yargılama olmaz” ilkesi uyarınca, duruşmada hazır bulunmak isteyen sanığın, kendisine isnat edilen suçlamanın niteliğini ve sebebini en kısa sürede (doğrudan) öğrenme hakkı bulunmaktadır. CMK m.196/4’e göre; “Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre sanığın aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun yapılabilmesi olanağının varlığı halinde bu yöntem uygulanarak sorgu yapılır”. Hükümde yer alan “Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre” ibaresi, 196. maddenin 2. fıkrasında öngörülen istinabe yasağını kapsayan bir tabir olduğundan, “doğrudan doğruyalık” ve “yüz yüzelik” ilkelerini karşılamaktan uzaklaşan SEGBİS yoluyla sorgulamayı emreder gibi yorumlanamaz. Aksi halde, tüm tutuklu sanıkların duruşma salonuna getirilmeksizin uzaktan SEGBİS yöntemi ile duruşmaya katılmalarının sağlanması sonucuna varılır ki, bu tür bir uygulama Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kovuşturma ile ilgili hükümlerine ve “Dürüst yargılanma hakkı” başlıklı İHAS m.6’ya aykırılık teşkil eder.

I) Genel Değerlendirme

1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu m.226/4 uyarınca; “Duruşmadan vareste tutulmasını talep etmese bile, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında başka bir suçtan tutuklu veya cezası infaz edilmekte olan sanığın sorgusu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığı ile yaptırılabilir”.

Bu hükmün karşılığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yoktur. Kanun koyucu, yeni CMK m.196’da bu usule yer vermemiş ve bu yöntemden, yani sanığın sorgusunun bulunduğu yerde yapılması usulünden vazgeçmiştir. Davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında başka bir suçtan tutuklu bulunan sanığın, bizzat yargılandığı mahkemede hazır bulundurulması zorunludur. Diğer bir ifadeyle, davanın görüldüğü yargı çevresi dışında tutuklu bulunan sanığın, istinabe veya SEGBİS yoluyla savunmasının alınması, eski CMUK m.226/4’e benzer hüküm içermeyen 5271 sayılı CMK m.196 uyarınca zorunlu değildir.

Yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışında tutulan sanık, iki şartla huzura getirilmeyebilir; öncelikle sorgusunun daha öncesinde yapılmış olması ve ikincisi ise, niteliği itibariyle hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen bir celsede, sanığın huzura getirilmemesine karar verilebilecek olmasıdır. CMK m.196/5’e göre; “Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir”.

Bu hüküm, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.06.2008 tarihli, 2008/9-148 E. ve 2008/169 K. sayılı kararında şöyle yorumlanmaktadır; “…‘Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.’ şeklindeki hükmün, ‘sanık hazır bulunmayı açıkça istemedikçe’ şeklinde yorumlanması gerekir”. İlgili kararda Ceza Genel Kurulu, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında başka bir suçtan cezası infaz edilmekte olan ve duruşmada hazır bulunmak istediğini yazılı olarak mahkemeye ileten sanığın duruşmada hazır edilip müdafii huzurunda bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilmesini, savunma hakkının açıkça kısıtlanması olarak değerlendirmiş ve diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu usuli nedenlerle bozulmasına karar vermiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi 19.06.2015 tarihinde verdiği 2015/1078 E. ve 2015/1930 K. sayılı, 2015/1076 E. ve 2015/1932 K. sayılı, 2015/1083 E. ve 2015/1926 K. sayılı üç kararla tartışma konusu netleştirilmiş ve “sanık olmaksızın yargılama olmaz” ilkesi üç başlıkta açıklanmıştır;

Kararlarda özetle; sanık ve müdafisinin sesli ve görüntülü iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle savunma yapılmasını istememelerine ve duruşmada hazır bulunmayı ısrarla talep etmelerine rağmen, SEGBİS aracılığıyla savunması alınarak, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın savunma hakkının kısıtlandığına karar verilmiştir.

Kararlarda SEGBİS ve huzurda bulunma hakkı hususunda üç başlıkta toplanan ilke; kovuşturma aşamasında,

  1. Genel kural sanığın duruşmada hazır bulundurulmasıdır. Bu hak, ancak somut ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir.
  2. İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması açık kabulüne dayalı olmalıdır.
  3. Sesli ve görüntülü yöntemle savunma alınması halinde, talebi doğrultusunda sanığın yanında da müdafi bulunması olanağının sağlanması koşulları gerçekleştiğinde savunma hakkının kısıtlanmadığı kabul edilebilecektir.

Bunların dışında; sanığın SEGBİS yoluyla ifadesinin alınabilmesi için, huzurda bulundurulmasının mümkün olmaması gerekmektedir. Deyim yerinde ise SEGBİS, savunma hakları çerçevesinde sanığa tanınan “ikincil asgari hak” niteliğindedir.

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 20.10.2015 tarihli, 2015/2520 E. ve 2015/4962 K. sayılı kararında açıkça vurgulandığı üzere; sanığa öncelikle duruşmada hazır bulunma hakkı tanınmalı, bunun mümkün olmaması ihtimalinde ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunması alınmalıdır.
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 18.11.2015 tarihli, 2015/16563 E. ve 2015/32770 K. sayılı kararında; duruşmadan bağışık tutulma talebi olmaksızın, başka bir suçtan hükümlü bulunan sanığın, duruşmaya getirilmeksizin veya SEGBİS sistemi kullanılmaksızın yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması ve CMK m.194 ile 196/1’e aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlanması bozma sebebi sayılmıştır.
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 01.10.2015 tarihli, 2015/8301 E. ve 2015/26958 K. sayılı kararında; Yerel Mahkemenin yargı yetkisi dışında bir yerde hükümlü bulunan sanık, istinabe yoluyla yapılan sorgusunda, duruşmalara katılmak istediğini, kararın yüzüne karşı okunmasını, hazırda bulunmak veya SEGBİS sistemi ile mahkemede savunma yapmak istediğini açıkça talep etmesine rağmen, duruşmadan vareste tutulmadığı halde yokluğunda hüküm kurulmuştur. Yargıtay, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesi ile Yerel Mahkeme hükmünü diğer yönlerini incelemeksizin bozmuştur.

Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere, esas olan kovuşturma aşamasında sanığın huzura gelmesi ve duruşma salonunda bulunmasıdır. Bu usul, “delillerin doğrudan doğruyalığı” ve “yüz yüzelik” ilkeleri ile de uyumludur. Sanığın, SEGBİS yöntemi ile duruşmalara uzaktan katılmasını gerektirecek haklı gerekçe veya delil olmaksızın duruşma salonuna getirilmemesi, yanında avukatı olmaksızın ve duruşma salonunda yüz yüzelik sağlanmaksızın, kapalı cezaevi koşullarında tutulan sanığın, güvenlik veya ulaşım zorluğu gibi kabulü mümkün olmayan gerekçelerle mahkemeye getirilmemesi savunma hakkının kısıtlanmasına ve dürüst yargılanma hakkının ihlal edilmesine yol açacaktır. (Prof. Dr. Ersan Şen)

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası Tamam Gözat