Hukuki ve İdari Hesap Verebilirlik - Büyükyılmaz Gümrük | Ceza | Hukuk&Danışmanlık

Hukuki ve İdari Hesap Verebilirlik

0 55

Hesap verebilirlik; “hizmetlerin nitelikli ve verimli yürütülmesine yönelik sorumluluğu ve bunun uygun araçlarla açıklanması yükümlülüğü” anlamına gelmektedir.

Halktan aldığı yetkileri kullananların hesap verebilirliği; devlet-vatandaş ilişkilerinde güvenin tesis edilmesine hizmet etmekte ve demokrasinin özünde yer almaktadır.

Hesap verebilirlik niteliğine göre; hukukî, yönetsel, kamusal ve siyasi olarak ortaya çıkmaktadır. Hukukî ve yönetsel hesap verebilirlik; yargısal faaliyetlerin kanun yolu incelemesine tabi olmasında ve disiplin sisteminde somutlaşmaktadır.

Eksiksiz demokrasinin ayırt edici özelliklerinden birini de siyasi hesap verebilirlik oluşturmakta ve bu kavram geleneksel anlamda idarenin parlamentoya karşı sorumlu olmasını ifade etmektedir. Bu nedenle hesap verebilir bir kamu yönetiminin oluşturulmasında halkı temsil etmekte olan parlamentonun etkin bir denetim gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır.

Günümüzün değişen ve gelişen koşullarında, iyi yönetişimin bir unsuru olan hesap verebilirlik eskiye nazaran daha fazla önem kazanmıştır. Hesap verebilirlik, tüm sektörlerde aranılan bir nitelik olurken, kamuoyu özellikle hükümetin kendilerine karşı her alanda hesap verebilir olmasını beklemektedir.

Hesap verebilirliğin etkin bir şekilde işleyebilmesi için, bir kurum hem kendi içerisinde, hem de diğer kurumlara, paydaşlarına ve kamuoyuna karşı hesap verebilir olmalıdır. Hesap verebilirlik müesseselerinin bu şekilde işlemesi, yeterli düzenlemelerin olmasına ve tarafların istekliliğine bağlıdır.

Hesap verebilirliğin başlıca üç türü mevcuttur. Bunlardan siyasi hesap verebilirlik, seçimler yoluyla sağlanmaktadır. İdari hesap verebilirlik ise, belirli bir konuda çıkarı olan kimseleri, kendilerini etkileyecek bir kararın alınma sürecine ve sebeplerine dair bilgilendirme gerekliliğidir. İdari hesap verebilirliğin bir alt başlığı olan mali hesap verebilirlik de, kaynak kullanımına ilişkin rapor verme zorunluluğudur. Ayrıca, kamu sektöründe, hükümetin kendi içerisindeki kontrolü yatay, dışarıdan kontrolü ise dikey hesap verebilirlik mekanizmaları olarak adlandırılmaktadır. Hesap verebilirliğin son türü olan hukuki hesap verebilirlik de, idarenin tüm eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olmasıdır.

e-Devlet uygulamalarının geliştirilmesiyle, bilgi sistemleri kamu sektöründe de önemli bir rol oynamaya başlamıştır. Bilgi sistemlerinin kullanılması, karar alma süreci ve ortaya çıkan performansa ilişkin bilgilerin daha kolay erişilebilir olmasını ve izlenmesini sağlayacağından, hesap verebilirliğe de katkıda bulunacaktır. Bu yolla gerçekleştirilecek bir bilgi akışı da, öncelikle ilgili tüm tarafların bu erişim için gerekli imkan ve becerilere sahip olmasını gerektirmektedir.

Yalnızca kamu kurumları değil, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları da kamuoyuna ve de kurumsal paydaşlarına karşı hesap verebilir olmalıdır. Genel olarak, buradaki mantık, bir kurum ya da kuruluşun aldığı kararlardan ve üstlendiği faaliyetlerden etkilenebilecek olanlara karşı hesap verebilir olmasıdır.

İyi yönetişimin unsurlarından şeffaflık, hesap verebilirlik ile birbirini tamamlayıcı nitelik taşırken, katılımcılık da hesap verebilirliği teşvik edecek bir unsurdur. Hesap verebilirlik, ayrıca çabuk cevap verebilirliği de destekleyici bir rol oynarken, hukukun üstünlüğü olmadan uygulanamamaktadır. Sonuç olarak, iyi yönetişimin sağlanması için gerekli unsurların başında gelen hesap verebilirlik, ancak diğer unsurlar ile birlikte uygulandığında anlamlı bir bütünlük arz edecektir.


İdari Hesap Verebilirlik

İdari hesap verebilirlik, yetki sahibi kişilerin, toplum içerisindeki ilgili hesap verebilirlik mekanizmaları ile tam olarak işbirliğinde bulunmak ve bunun yanı sıra bilgiye serbestçe ulaşılabilmesini ve kamuoyunun politika ve uygulamalardan haberdar edilmesini sağlamak için, belirli bir konuda özellikle çıkarı olan kişileri, bir kararın neden alındığına dair bilgilendirme zorunluluğudur. Bu tür hesap verebilirliğin göstergeleri, kamu program ve hizmetlerinin;

  • Kurumsal gelişme ve reform çalışmalarını yürütmek,
  • Şikayet prosedürleri, yürütme kanunu, performans göstergeleri gibi idari rehberler oluşturmak, ve
  • En iyi uygulamaları paylaşmak yoluyla idaresi ve yönetimi için bir ortam yaratmaktır.”

İdari hesap verebilirlik, etkin, verimli, duyarlı ve sorumlu karar-alma sistemlerine ilişkindir. Görevlilerin hesap verebilir olmaları için gerekli mekanizmalar; kuruluşlar arası (ör. hükümet birimleri arasında), kuruluş-içi (ör. üst düzey görevliyle onun emrindeki kişiler arasında), ve kuruluş-dışı (ör. kuruluş ile görevlilerinin doğrudan müşteri ya da paydaşlara karşı sorumlu olmaları) olabilir. Bu çalışmada, idari hesap verebilirlik alanında, özellikle kamu sektörünün hesap verebilirliğine değinilecektir.

Bakanlıklarda ve diğer kamu kurumlarının çalışmaları ile ilgili olarak, başlıca iki tür hesap verebilirlik mevcuttur:

  • İçsel: Yöneticilerin daha üst düzey yönetime karşı hesap verebilirlikleridir. Yöneticiler, düzenli olarak görev tanımlarında belirtilen vazifelerini yerine getirmeleri hususunda değerlendirilirler. Yapılan değerlendirmelerin sonucuna bağlı olarak ücret artışları ve terfi olasılıkları söz konusudur (performans değerlendirmesi).
  • Dışsal: Yöneticilerin kendi performansları (ve, üst düzey kamu görevlilerinin başında oldukları kuruluşun performansı) hakkında, Parlamento veya bir kamu kurumu veya merkezi kuruluşa (Sayıştay gibi) karşı hesap.

İyi işleyen bir devlette, hükümet hem dışarıdan vatandaşlar tarafından, hem de kendi içerisinde kamu kurumları yoluyla hesap verebilirliğe tabidir. Bu ayrım ise, dikey hesap verebilirlik ve yatay hesap verebilirlik olarak adlandırılır. Dikey hesap verebilirlik; seçim süreçleri, veya dolaylı olarak sivil toplum kuruluşları ya da medya yoluyla vatandaşların aktif olmalarını kapsar. Yatay hesap verebilirlik ise; devletin kötüye kullanma ve verimsizliklerini kontrol etmek için oluşturulmuş kamu kuruluşlarını kapsar ve yargı, yasama, genel denetçiler, yolsuzluk karşıtı birimler, seçimle ilgili kurullar ve insan hakları komisyonları, ombudsman, veya kamu şikayet komisyonları gibi kurumlar tarafından sağlanır.

Yatay hesap verebilirliğin müesseseleri şunlardır:

  • Kanunlar: Kamu fonlarının her türlü rüşvet, kayırma ve kötüye kullanımı kanunlarla yasaklanmalıdır. Ayrıca, üst düzeydeki seçilmiş görevliler, atanan siyasiler, kamu görevlileri, askeri görevliler ve polis memurları işe başladıklarında, onu izleyen her yıl ve önemli bir değişiklik söz konusu olduğunda, mal beyanında bulunmalıdır.
  • Yolsuzluk Karşıtı Birimler: Kamu görevlilerinin çalışmalarını inceleyecek ve mal beyanlarını takip edecek birimler oluşturulmalıdır. Bu incelemenin etkin olması için kapsamlı olması gerekir. Bu da muhasebeciler, müfettişler, hukukçular, bilgisayar uzmanları ve onların çalışmalarını destekleyecek personel gibi birçok kaynak gerektirmektedir:
  • Yargı sistemi: Yatay hesap verebilirliğin diğer müesseseleri gibi, yargı da bağımsız olmalıdır. Etkin bir yargı sistemi, iyi eğitim görmüş, yetenekli hakimler, savcılar ve savunma avukatlarının olmasını

Dikey hesap verebilirliğin müesseseleri ise şunlardır:

  • Seçimlere ilişkin hesap verebilirlik: Dikey hesap verebilirliğin en önemli müesseselerinden biri de rekabetçi ve şeffaf bir seçim sürecidir. Bu müessesenin de beşeri, teknik ve mali kaynaklara ve yoğun eğitim programlarına gereksinimi vardır.
  • Bağımsız kitle iletişim araçları: Şeffaflık, tanım itibariyle, bilginin açık ve serbestçe dolaşımı anlamına gelir. Özgür ve çoğulcu bir basının olmadığı yerde, şeffaflığın sağlanması imkansız görünmektedir.
  • Sivil toplum kuruluşları: Çeşitli sivil toplum kuruluşları – barolar birliği, kadın kuruluşları, öğrenci grupları, dini gruplar, seçim izleme ve insan hakları grupları – yönetişimi iyileştirmek için yapılacak anayasal değişiklikler için lobi koalisyonları oluşturabilir ve kamu görevlilerinin faaliyetlerini izleyebilir.

“Hesap verebilirlik döngüsü, bir hesap verebilirlik müessesesiyle hükümetin idari bir birimi arasındaki ilişkinin içsel mantığını şekillendirir. Bu döngünün üç aşaması mevcuttur: Bilgi, eylem ve yanıt.

  1. Aşama – “Bilgi”: Bilgi, hesap verebilirlik müessesesinin en temel girdisidir. Bir hesap verebilirlik müessesesinin bir kamu kuruluşunu hesap verebilir tutmasındaki etkinlik, her şeyden önce, -doğrudan hükümetten ya da dolaylı olarak başka kaynaklardan- yürütmenin faaliyetlerine ilişkin olarak ilgili, doğru ve zamanında bilgi elde edebilmesine bağlıdır.
  2. Aşama – “Eylem”: Hesap verebilirlik müessesesi, bilgiyi elde ettikten sonra bu bilgiye dayanarak bir eylemde bulunmalıdır. Yürütmeden faaliyetlerini açıklamasını ve bunların gerekçelerini talep etmelidir. Bu aşamadaki gelişmeler, hesap verebilirlik müessesesinin öncelikle bilgiyi değerlendirme ve analiz etme, sonra da analizlerini, yürütmenin faaliyetlerini açıklamasını talep etmede bir temel olarak kullanma hususlarındaki kapasite ve istekliliğine bağlıdır.
  3. Aşama – “Yanıt”: Hesap verebilirlik müessesesinin etkinliği, nihai olarak, yürütmeden bir bilgi talep edildiğinde onlardan uygun ve zamanında bir yanıt alma kabiliyetine bağlıdır. Bu aşamadaki gelişmeler, yürütmenin hesap verebilirlik müessesesine yanıt verme konusunda kendisini ne derece zorunlu hissettiğine bağlıdır.

Hesap verebilirlik döngüsünün tüm aşamalarında, bir hesap verebilirlik müessesesinin yürütme ile etkileşim kapasitesi, kontrolü dışındaki sosyal, siyasi ve ekonomik güçlerden etkilenir. Siyasi liderlerin ve bürokratların hesap verebilirliğe karşı tutumu ve sivil toplumun hükümete hesap verebilir olması için yaptığı baskı da burada çok önemli faktörlerdir.”

“İdari hesap verebilirlik, mali hesap verebilirliği de kapsamaktadır. Mali hesap verebilirlik, kaynakları kullanan kişilerin, kaynakların planlanan ve gerçekleşen kullanımlarına ilişkin dürüst ve kapsamlı rapor verme zorunluluğudur. Bu tür hesap verebilirliğin göstergeleri şunlardır:

  • Kayıtların idaresi,
  • Muhasebe,
  • Kamu fonlarının kullanımında dış denetim.

“Ekonomik hesap verebilirlik politika oluşturma ve uygulamalarında etkinlik ve kaynak kullanımında verimlilik ile ilgili iken, mali hesap verebilirlik, harcamaların kontrolü, ve iç ve dış denetim için muhasebe sistemlerini içerir.”

“Hükümetin topladığı ve harcadığı para ile ilgili olarak düzenli olarak hesap vermesi demokrasinin temellerinden biridir. Mali hesap verebilirlik bu bağlamda, hükümete emanet edilen kaynaklara, ve bu kaynakların program, proje ve girişimlere tahsisine ilişkin olarak tam, doğru ve zamanında rapor verilmesini kapsar. Mali hesap verebilirlik ayrıca, hükümetin iktisadi kaynakları ve yükümlülüklerinin tam olarak tanımlanmasını da kapsar. Vergi mükellefleri ile diğer paydaşların, hükümetin performansını değerlendirmek için belirli standartlara göre raporlanmış mali bilgilere gereksinimi vardır.”

Hukuki Hesap Verebilirlik

Hükümetler, işlerini ne şekilde yürüteceklerine dair gereklilik ve yükümlülükler içeren yasalar yoluyla hukuki hesap verebilirliğe tabidir. Hukuki hesap verebilirlik, yargı organları da dahil olmak üzere devletin tüm birimlerin karar ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık olmasını ifade etmektedir.

Yerel politikalarda, yargısal veya benzer süreçler yoluyla hukuki hesap verebilirlik sık olarak görülmektedir. Bu süreçler yoluyla kuruluşlar davalı olabilir, veya para cezasına çarptırılabilir. Dahası, demokratik ülkelerdeki idari kanunlar sayesinde, kanunları yürürlüğe koyan kuruluşlardan hiyerarşik olarak daha alt düzeyde bulunanlar yasal süreçlere başvurarak değişiklik talebinde bulunabilirler.

Yasaları uygulayan kamu görevlileri de, faaliyetlerini ne kadar iyi bir şekilde yerine getirdikleri konusunda yargılanabilir. Bunun yanı sıra, bir idari kuruluşun yaptığı işin temelini oluşturan mevzuat ne kadar kesin ve açık olursa, bu mevzuatı bir rehber olarak kullanmak o kadar kolay olur. Mevzuat belirsizleştikçe onu bir hesap verebilirlik mekanizması olarak kullanmak daha zor olacaktır.

T.C. Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı yargının hesap verebilirliği ve saydamlığın geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapmaktadır.

Esasında, yargısal hesap verebilirliğin bugün için var olan gelenekselleşmiş müesseseleri bulunmaktadır. Her ne kadar yargısal faaliyetlerle doğrudan bağlantısı olmasa da bütçe vasıtasıyla idare ve parlamento ile kurulmuş ilişki bunun bir unsurudur. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, duruşmaların aleni olması, kararlara karşı kanun yollarının öngörülmüş olması, teftiş kurulları vasıtasıyla denetim de doğrudan yargısal faaliyetlerin hesap verebilirliğine yöneliktir. Bu gelenekselleşmiş müesseseler yeni kamu yönetimi anlayışı karşısında yargıya güvenin sağlanması açısından yetersiz kalmaktadır.

Hesap verebilirliğin önemli bir unsurunu da denetim ve disiplin prosedürleri oluşturmaktadır. Denetim ve disiplin mevzuatımız şimdiye değin bütüncül ve sistematik bir bakış açısıyla ele alınmamıştır. Strateji kapsamında bu konuda mevzuattaki dağınıklığın giderilmesi ve disiplin hükümlerinin “nesnel ve somut ölçütlere”, denetim usulünün de “performansa” dayalı olarak yenilenmesi öngörülmektedir.

Faaliyet raporları kamu hizmetlerinde şeffaflığın sağlanmasında önemli işlev görmektedir. Bu yönetim enstrümanından yargı hizmetlerinde de yararlanılması öngörülmektedir. Yüksek Mahkemeler ile her adliyenin kamuoyuna duyuracağı raporlar vasıtasıyla yargısal performansın kamuoyu tarafından denetlenmesi sağlanmış olacaktır. Aynı şekilde yargısal disiplin işlemlerinin kamuoyuna açılması da hesap verebilirliği ve şeffaflığı güçlendirmesi açısından önem taşımaktadır.

Yargının halkla ilişkiler kapasitesinin geliştirilmesi de önem taşıyan bir diğer alandır. Bu amaç başlığı altında halkın adalet mekanizmasına bakışını öğrenmek, yargıyla ilgili şikâyet ve beklentilerini tespit etmek amacıyla düzenli olarak T.C. Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı  tarafından “Yargıya Güven ve Memnuniyet Anketleri”nin yapılması öngörülmektedir. Bu uygulama ile aynı zamanda katılımcı yönetim yolunda önemli bir mesafe alınmış olunacaktır.

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası Tamam Gözat