Franchise Sözleşmeleri -

Franchise Sözleşmeleri

0 71

Franchise sözleşmesi, sözleşmeye ilişkin verilen tanımlardan da anlaşıldığı üzere bağlayıcılığı olan ve her iki tarafa da karşılıklı hak ve yükümlülükler getiren, sürekli borç ilişkisi doğuran, çerçeve sözleşme niteliğinde hukuki bir belgedir. Bu sözleşmenin (Franchise Contract) çok detaylı ve hemen her hususu kapsayacak şekilde kaleme alınması normal ve olağan bir uygulamadır.

Franchise sözleşmesi, Borçlar Kanunumuzda düzenlenmiş değildir. Bu düzenlemenin olmadığı diğer ülkelerdeki gibi Türkiye’de de bu tür sözleşmeler sözleşme özgürlüğü prensibi uyarınca, fakat hukuk düzeninin içinde kalmak kaydıyla taraflar arasında serbestçe düzenlenir. Franchise sözleşmesinin satış, kira, vekâlet, hizmet, hasılat kirası sözleşmeleri gibi Borçlar Kanunu’nda yer alan sözleşme türlerine benzer yanları olduğu gibi, Ticaret Kanunumuz da yer alan acentelik ilişkisine de benzemektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, franchise sözleşmelerini, yukarıda belirtilen sözleşme tiplerinden hiçbirine kesin çizgiler içinde oturtmak mümkün değildir. Bu nedenle doktrinde, kanunda düzenlenmediğinden dolayı isimsiz sözleşme olan franchise sözleşmesinin sui generis ya da karma bir sözleşme olduğuna dair çeşitli görüşler bulunmaktadır.

Şu halde franchise sözleşmesinin (McDonald’s, Kentucky Fried Chicken, Wendy’s, Wimpy vs. gibi ülkemizde faaliyet gösteren türler) hukuki niteliği ortaya koyulmak istenirse, bu sözleşmenin kanunda düzenlenmemiş isimsiz bir sözleşme olduğu, tam iki tarafa borç yükleyen sürekli bir borç ilişkisi doğurduğu ve bir çerçeve sözleşme olduğu söylenebilir.

Franchise Sözleşmesinin Tanımı ve Yorumu

Franchise sözleşmesi; bir ürün veya hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın, belirli bir süre, şart ve sınırlamalar dâhilinde, işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek sağlamak suretiyle, imtiyaz hakkına konu ticari işleri yürütmek üzere, ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli bir iş ilişkileri bütünü olup, birbirinden bağımsız iki taraf arasında meydana getiren sözleşmesel ilişki şeklinde tanımlanmaktadır. Franchise sözleşmesi Türk hukukunda kanun ile düzenlenmemiş, isimsiz bir sözleşmedir. Satış, lisans, acente, kira, hizmet, vekâlet, know-how, tek satıcılık sözleşmesi gibi sözleşmelerin unsurlarını içinde barındırabilen karma bir sözleşmedir. Franchise sözleşmesi kanunda tanımlanmadığı için taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıklara öncelikle sözleşme uygulanır. Sözleşmenin uygulanamadığı hallerde ise franchise sözleşmesinin kapsamına girdiği ölçüde kıyasen tipik sözleşmelere ilişkin hükümler ve genel hükümler uygulanır.

Franchise Sözleşmesinin Unsurları

Franchise alanın bağımsız olması gerekir. Bağımsızlıktan anlaşılması gereken kendi ad ve hesabına işlem yapmasıdır.

Franchise sistemi olmalıdır. Franchise sisteminin içeriğine franchise verenin pazarlama anlayışı, marka ve know-how gibi gayri maddi malları ve franchise organizasyonu dâhildir.

Franchise veren ile franchise alan arasında dikey işbirliği vardır.

Franchise alan ücret ödemelidir. Anlaşma koşullarına göre toptan ve tek seferde ödeme (lumpsum-fee) yapılmasına veya ciro üzerinden belirli bir yüzdenin sürekli olarak ödenmesine (royalty) karar verilebilir. Ek olarak taraflar sözleşme kurulduğunda peşin olarak bir giriş ücreti (franchisee fee) ödenmesi hususunda da anlaşabilirler.

Sözleşmesel ilişki süreklilik arz etmelidir.

Franchise Sözleşmesinin Türleri

Ürün Franchisingi:Franchise alan belirli bir bölge içerisinde franchise verenin fikri ve sınaî haklarını kullanarak onun mallarının sürümünü üstlenir. Franchise veren, sürekli olarak franchise alana ürün gönderme yükümlülüğü altındadır. Bu kapsamda ürün franchisingi tek satıcılık sözleşmesine benzer nitelikler barındırır. Bu türde franchise veren bir sistem sunmamaktadır.

İşletme Franchisingi:Bu türde işletmenin kurulmasından yönetimine kadar her konuda daha yoğun ve sıkı bir işbirliği ve daha sıkı denetim söz konusudur. Franchise verenin franchise alan ile ilişkisi sadece ürün, hizmet ve marka ile sınırlı olmayıp, bir bütün olarak işletme sistemi içerisinde pazarlama stratejilerinin gelişimi, planlama, eğitim, kalite, kontrol gibi destek faaliyetlerini kapsamaktadır.

Master Franchisingi:Franchise alanın belirli bir bölge içerisinde franchise vermeye yetkili olduğu sözleşmelerdir. Bu kapsamda franchise alan master franchise olarak alt franchise sözleşmeleri kurar.

Franchise Sözleşmesinde Tarafların Borçları

Franchise sözleşmesi her iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Franchise veren belirli bir ürün ve hizmete ilişkin kaliteli ve başarılı bir markanın yasal haklarına sahip olup, bunların satış, dağıtım ve işletme hakkını belirli bir ücret (royalty) karşılığında veren taraftır. Belirli bir kalitede olan markanın ilişkin olduğu ürün veya hizmetin işletilmesine yönelik sistemi franchise alana sunar. Franchise verenin üretim, işletme ve pazarlama sistemindeki fikri ve sınaî hakları kullandırma borcu vardır. Fikri ve sınaî haklar kapsamına marka, patent, ticaret unvanı ve işletme adı, tanıtıcı unsurları ve know-how girer. Franchise veren aynı zamanda fikri ve sınaî haklarının devamı için yasal gereklilikleri yerine getirmelidir. Franchise verenin franchise alanı aydınlatma yükümlülüğü vardır. Bu bağlamda franchise veren, potansiyel franchise alana, sistemin işleyiş tarzı, bu işe koyacağı sermaye miktarı, yapacağı yatırımlar, çalıştıracağı personel konusunda gerekli açıklamalarda bulunmalıdır. Franchise veren franchise alanı korumalı ve desteklemelidir. Franchise alanın sistemi en verimli haliyle kullanabilmesi ve sisteme entegre olabilmesi için mali danışmanlık, teknik yardım, personelin eğitimi gibi hizmetler sunması gerekir. Sözleşmede kararlaştırılmışsa, franchise verenin sürümü yapılacak malları veya hizmet franchisinginde hizmet sunmak için gerekli olan malzemeleri sürekli olarak franchise alana teslim etme yükümlülüğü vardır. Tarafların franchise alanın belirli bir bölgede tekel olması hususunda anlaşmaları mümkündür. Bu kapsamda franchise verenin, franchise alanın tekel olduğu bölgede başkasına franchise vermemesi ve ayrıca kendisinin de bu bölgede faaliyet göstermemesi gerekir.

Franchise alan genel olarak franchise bedeli ödeme dışında ayrıca sözleşme konusu malların sürümünü destekleme, bu konudaki tüm bilgileri franchise verene aktarma, franchise verenin pazarlama ilkelerine ve talimatlarına uyma, eğitim programlarına katılma ve bu doğrultuda işletmeyi yürütme yükümlülüğü altına girmektedir. Franchise alanın franchise konusu ürün ve malzemeleri franchise verenden alma borcu vardır. Ancak ürünler aynı kalitede ise ve sisteme uygun şekilde sunulabilecekse üçüncü kişiden alınması da mümkündür.

Franchise Sözleşmelerinin Üçüncü Kişilere Devri

Franchise sözleşmesinin yoğun ve sıkı bir işbirliği gerektirmesinden dolayı tarafların arasındaki güven ve sadakat yükümlülüğü ön plana çıkar. Zira franchise veren sahibi olduğu fikri ve sınaî haklarının kullanımına izin vermektedir ve bunlara ilişkin ürün veya hizmetin işletilmesi hususunda kurduğu organizasyon ve oluşturduğu sistem ticari sır niteliğinde olup bunlar sözleşme ilişkisi içerisinde franchise alana sunulmaktadır. Ayrıca franchise alanın, ürünün veya hizmetin sunulmasında standart olarak öngörülen kaliteyi sağlayamaması halinde franchise verenin markası zarar göreceği ve imajı zedeleneceği için franchise alanın yükümlülüklerini yerine getirebilecek güce sahip olması da oldukça önemlidir. Bu kapsamda da franchise alanın kişiliği ön plana çıkar. Dolayısıyla TBK m. 83 uyarınca franchise alanın bizzat ifa etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Franchise sözleşmesinin franchise verenin belirlemediği üçüncü kişiye devri halinde devralan kişinin ifada bulunmaması veya kötü ifada bulunması halinde franchise verenin imajı zedelenecek ve belki de müşteri çevresinin bir kısmını kaybedecektir.

Uygulamada franchise sözleşmelerinde franchise verenin izni olmadan sözleşmenin devredilemeyeceğine ilişkin bir devir yasağı klozu bulunur. Franchise alan şirketin yönetiminin ve ortaklık yapısının değişmesi de bu kapsamdadır. Devir yasağını düzenleyen sözleşme hükümleri geçerlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2017/60 E. 2019/579 numaralı kararında, franchise alanın, franchise verene karşı onun menfaatlerini koruma, sırlarını saklama, gerektiğinde hesap verme gibi güven ve sadakate dayanan yükümlülükleri olduğundan bahisle franchise alan şirketin ortaklık yapısının değişmesinin franchise verenin iznine tabi tutulmasını düzenleyen sözleşme hükmünün TBK’nın 27. ve TMK’nın 2. maddelerine aykırılık teşkil etmediğine karar vermiştir.

Franchise sözleşmesinin karma bir sözleşme olduğu ve bu kapsamda tipik sözleşmelerin kapsamına girdiği ölçüde ilgili kanun hükümlerinin kıyasen uygulanabileceğini ifade etmiştik. TBK m. 506/1 uyarınca franchise alan sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini bizzat ifa etmek zorundadır.Franchise alan, sözleşmede açıkça devir yasağı öngörüldüğü ve franchise verenin izni veya icazeti olmadığı halde sözleşmeyi devrederse TBK m. 507/1 uyarınca devralan kişinin fiillerinden kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır.

Sözleşmede açıkça öngörülmesi ve franchise verenin izni veya icazeti olması halinde franchise alanın sözleşmeyi kısmen veya tamamen devretmesi mümkün olacaktır. Özellikle master franchisinglerde bu durum gözlenmektedir. Bu kapsamda TBK m. 507/2 uyarınca franchise alanın alt franchise vereceği kişileri seçmede ve onlara talimat vermede özen gösterme yükümlülüğü vardır.

Son olarak, devir yasağının hangi sınırlar içerisinde uygulanacağı da önemli bir husustur. Bize göre, devir yasağının objektif kriterlere bağlanması gerekir. Franchise alanın sözleşmeyi devretmek istediği kişinin veya şirketin; ticari itibar, mali güç, iş tecrübesi gibi hususlarda franchise alan ile aynı veya ondan daha iyi niteliklere sahip olması halinde franchise verenin menfaati zarar görmeyecekse franchise verenin devre muvafakat etmesi gerekir. Bu kapsamda franchise verenin objektif gerekçelere dayanmadan sözleşmenin devrine, franchise alanın şirket olması halinde şirketin yönetiminin, ortaklarının değişmesine muvafakat etmemesi TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olacaktır.

Genel İşlem Şartları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (BK) madde 20 ile 25 arasında genel işlem şartları düzenlenmiştir.

BK’nın 20. maddesine göre genel işlem şartları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanır. Franchise ağında bulunan franchise alanların sayısının çokluğu göz önünde bulundurulursa franchise sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem şartı teşkil etmesi doğaldır. Bu noktada, BK’nın genel işlem şartları, yalnızca tüketicileri değil, tarafı olduğu sözleşmeyi incelemeden ve müzakere etmeden kabul etmek zorunda kalan, franchise alan tacirler de dahil olmak üzere, herkesi korur.

BK’da genel işlem şartlarına ilişkin tanımlamanın devamında, bu tür sözleşmelerde yer alan koşulların kanunun dolanılması yolu ile işbu tanım dışına çıkartılamaması için bazı kurallar öngörülmüştür. Genel işlem şartlarına aykırı olarak sözleşmede yer alan hükümlere aykırılığın yaptırımı, söz konusu genel işlem şartının sözleşme kapsamına hiç yazılmamış sayılması ve yürürlük dışı kalmasıdır. Yazılmamış sayılmadan kasıt, sözleşmenin yazılmamış sayılan şartlar dışındaki hükümlerinin geçerliliğini korumasıdır. Ayrıca bu durumda düzenleyen (franchise veren), yazılmamış sayılan şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremeyecektir. Yazılmamış sayılarak geçersiz hale gelen sözleşme hükümleri yerine ilgili kanun hükümleri uygulanacak ve boşluklar doldurulacaktır. Genel işlemler şartlarına ilişkin en mühim ve dikkat edilmesi gereken husus “yazılmamış sayılma” hükmü olmakla birlikte, aşağıdaki hususların da göz önünde bulundurulması gerekmektedir:

  • Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin aynı olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem şartlarından sayılmasına engel teşkil etmez…
  • Şartların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz.
  • Sözleşmede yer alan şartların her birinin taraflarca karşılıklı müzakere edilerek kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem şartı olmaktan çıkarmaz.
  • Sözleşmenin niteliği ve sözleşme konusu işin özelliğine yabancı genel işlem şartlarının barındırmaması gerekmektedir.
  • Ekonomik anlamda zayıf sözleşme tarafının menfaatine aykırı genel işlem şartlarının sözleşme kapsamında kabul edilmesi, düzenleyen tarafın diğer tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesine, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlanmıştır.
  • Düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem şartlarını içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.
  • İçerik denetiminden geçmiş ve sözleşme içeriğine dahil olduğu kabul edilmiş genel işlem şartları bakımından yorum denetimi yapılacaktır. Buna göre, genel işlem şartlarından sayılan bir sözleşme hükmü, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanacaktır.
  • İçerik denetimini düzenleyen BK hükmü uyarınca, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikteki genel işlem şartları geçersizdir.

Franchise sözleşmeleri açısından da BK’nın genel işlem şartlarını düzenleyen maddelerinin uygulanması gerektiği açıktır; kanunun düzenlemesinde tacir olanlar veya olmayanlar bakımından bir ayrım olmaması sebebiyle içerik denetiminin tacirler arasındaki sözleşmeler bakımından da mümkün olduğu kabul edilmektedir. Böylelikle BK’nın 2012 yılı ortasınde yürürlüğe girmesi ile birlikte franchise sözleşmesinde yer alan genel işlem şartlarının da denetlenmeleri yasal bir dayanağa kavuşmuştur.

Uygulamada sıkça karşılaşıldığı üzere, standart franchise sözleşmelerinin hazırlanması sırasında franchise alanın danışmanının veya temsilcisinin davet edilmesi veya franchise alana sözleşme hakkında görüşlerini açıklama imkanının verilmesi, söz konusu hükümlerin genel işlem şartı sayılmasını engellemez ; ayrıca bu tip durumlar sözleşmenin karşılıklı görüşüldüğü anlamına gelmez. Fakat franchise alanın temsilcisinin bir genel işlem şartının sözleşmeye konulmasını istemesi veya buna rıza göstermesi, o şartın franchise alan tarafından uygun bulunduğu şeklinde yorumlanabilir.  Ancak franchise alanın, bu koşulların içeriğine etki edebilecek durumda olduğu veya kendi lehine değişiklik talep ettiğinde franchise alanın da bu değişikliği kabul etmesinin mümkün olduğu bir durumda karşılıklı görüşmenin varlığı kabul edilebilir.

Diğer taraftan uygulamada, tüm franchise alanlarca imzalanmak üzere çerçeve olarak hazırlanmış franchise sözleşmelerinde, uygulanacak hukukun yabancı hukuk olarak seçilmiş olması durumunda genel işlem şartlarının geçerliliği sorunsalı da karşımıza çıkmaktadır. Kamu düzenine aykırılık Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 5. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre seçilen yabancı hukukun belli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Franchise sözleşmelerinde de seçilen yabancı hukukun kamu düzenine aykırı olması durumunda, kamu düzeni hakkında geçerli olan ilkeler, franchise sözleşmelerine de uygulanacaktır. Genel işlem şartlarına dair BK’nın emredici hükümlerinin MÖHUK anlamında kamu düzeninden sayılıp sayılmayacağı konusu ise tartışmalıdır. Doktrinde baskın görüş ve Yargıtay kararları, genel işlem şartlarının kamu düzeninden sayılamayacağı yönündedir.  Bu doğrultuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.10.2012 tarihli kararına  göre de “[…] salt genel işlem şartlarına aykırılık kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi […]” denilerek, genel işlem şartlarının Türk hukukunda emredici bir karaktere sahip olması dolayısıyla MÖHUK anlamında kamu düzeninden sayılması gerektiğine dair bir yorumun yapılamayacağı ortaya konulmuştur.

BK’nın genel işlem şartlarına dair hükümleri yorumlanırken, Medeni Kanun m.2 gereğince iyi niyet ve dürüstlük ilkeleri de gözetilmeli ve bu ilkelere aykırı olarak doğacak sonuçlardan kaçınılmalıdır. Bazı durumlarda dürüstlük kuralı gereğince, genel işlem şartlarına dair hükümler tüm franchise sözleşmeleri için uygulanmayacaktır, zira bu hükümlerin konuluş amacı olan ekonomik açıdan güçlü olan taraf karşısında zayıf olan tarafı koruma amacının dışına çıkılacaktır. Dolayısıyla, bu hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı her somut olay bakımından ayrı ayrı incelenmelidir. Her bir somut olay özelinde, franchise alanın gerçekten bu hükümleri uygulanmasını gerektirecek ölçüde korunmaya muhtaç olup olmadığının hakimler tarafından değerlendirilecektir.

Yukarıda verilen bilgiler ışığında, franchise sözleşmeleri incelenirken, ticari ilişkide sorunlar ve ileride taraflar arasında ihtilafa yol açacak belirsizlikler yaşanmaması için, bazı hükümlerin sözleşme kapsamına hiç yazılmamış sayılması ve yürürlük dışı kalması ve hüküm boşluklarına mahal verilmemesi adına, sözleşmelerin müzakere sürecinde her bir maddenin genel işlemleri şartları da dikkate alınarak detaylı olarak değerlendirilmesi ve yorumlanması gerekmektedir.

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası Tamam Gözat