Aşı olmamak haklı fesih sebebi midir? -

Aşı olmamak haklı fesih sebebi midir?

0 49

4857 SAYILI İŞ KANUNU

III. Zorlayıcı sebepler:
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.

İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I- Sağlık sebepleri:
a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.
Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir
suç işlemesi.
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

III- Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.

IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması.
İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.


1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na göre bulaşıcı hastalık listesinde Covid-19 yer almamaktadır.

Bununla birlikte Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı bu hastalığı bulaşıcı hastalık olarak belirtmektedir. Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanunu 25.maddesinin 1 fıkrasında sağlık sebepleri ile işverenin haklı fesih nedenleri sayılmıştır. Buna göre; işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olması ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunmasının sağlık kurulunca saptanması durumunda işveren sözleşmeyi haklı feshedebilir.

Bu kapsamda, Covid-19 olan işçinin hastalığının tedavi edilemeyecek durumda olması ve işyerinde çalışmasında sakınca olunması işverene haklı fesih hakkı verecektir.

İşçi, tedavi olmayı kabul etmeyip, karantinaya uymaz, aşı olmazsa işyerinde çalışmasında bulaş durumu nedeni ile sakıncalı bir hal oluşturacaktır. Ancak bu konuda sağlık kurulu raporu olması gerekir.

4857 sayılı İŞ KANUNU 25. Maddenin 2.fıkrasının ı bendinde işçinin kendi isteği veya savsaklaması yüzünden iş güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi de işverene haklı fesih hakkı vermektedir. İşverenin bu maddeye atıfla çıkarılmış 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu 4. Maddesine göre sorumlulukları vardır. Bulaşıcı hastalık sürecinde de, işveren çalışanlarının sağlığına ve güvenliğine dikkat etmek durumunda. Yani; hasta olan işçinin diğer işçilerin sağlığı ve güvenliği açısından tehlike oluşturduğu kesin.

İşçinin karantinaya uyması zorunlu olduğu gibi, işçi gerekli tedavileri de olmak zorunda. Bu zorunluluklara uyulmaması da işverene haklı fesih hakkı verecektir. Kaldı ki iş sağlığını ve güvenliğini sağlamaması durumunda diğer işçiler işverene karşı hakkı fesih hakkını kullanabilecektir. Yine iş kanunun 25.maddesinin 3. Fıkrasında zorlayıcı sebepler ile işverenin haklı fesih nedenleri de sayılmıştır. Bu nedenler arasında salgın hastalıklar vardır. Sonuçta Covid-19, DSÖ ve Sağlık Bakanlığı’nın kabulü ile salgın bir hastalıktır.

İşveren iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak zorundadır. İşverenin gerek iş yerindeki sağlık ve güvenliği sağlamak, gerekse zorlayıcı sebep sayılan bulaşıcı hastalığın bulaş durumunu kaldırma hakkı vardır. Bu maddeler kapsamında: hastalığın tedavisi için işçinin aşı olmak istememesi işverenin sorumluluklarını yerine getirmesinde engel teşkil edeceğinden haklı fesih hakkı verecektir.

İş hukuku açısından, yapılacak aşı sizin iş güvenliğiniz ile ilgili, diğer personelleri de etkileyebilecek bir şey ise ve şirketin faaliyetini devam ettirebilmesi için gerekliyse işe alınacak kişide bu şekilde bir aşı şartı aranabilir.

Halihazırda salgın nedeniyle herkesin aşı olmasını zorunlu tutan bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, bir kararında, yasallık unsuru bulunmadan ebeveynin rızası olmaksızın sağlık tedbiri yolu ile çocuğa zorunlu aşı yapılmasının Anayasa’ya aykırı olduğuna vurgu yapmıştı.

Sağlık Bakanı, korona virüs aşısının uygulanması hakkında, “Aşının zorunlu olmasını şimdilik düşünmüyoruz. Daha çok vatandaşımızı ikna ederek kitlesel aşılamayı yaygın yapma hedefindeyiz” demişti.

Ayrıca, korona virüs aşı faz-3 çalışmaları da gönüllülük esasına dayanıyor.

Sonuç olarak İş Kanunu 25. maddede belirttiğimiz şartların oluşması halinde işveren açısından haklı nedenle fesih koşulları doğmuş olacaktır. Hem işverenin hem de diğer işçi arkadaşlarının sağlığını tehlikeye atan personelin sözleşmesini işveren, hem iş kanunundan hem de işçi sağlığı ve güvenliği kanunundan kaynaklanan haklı fesih haklarına dayanarak feshedebilir.

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası Tamam Gözat