5651 Sayılı Kanun’da Yapılan Değişiklikler -

5651 Sayılı Kanun’da Yapılan Değişiklikler

0 37

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da (“5651 Sayılı Kanun”) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 29 Temmuz 2020’de Meclis’te kabul edilmesinin ardından 31 Temmuz 2020’de Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun taslağına ilişkin karantina sürecinde kamuoyunun bilgisine sunulan değişiklikler gündemde epey tartışmaya neden olmuştur.

Düzenleme ile Amaçlanan Nedir?

2007 yılında kabul edilen 5651 Sayılı Kanun nazarında çeşitli yıllarda pek çok yeni düzenleme getirilmiştir. Bu metinde genel olarak 31 Temmuz 2020 tarihinde yapılan değişikliklere değinilecektir. 5651 sayılı Kanun içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir. Yapılan değişikliklerle amaçlanan ise sosyal ağ sağlayıcısı terimine ilişkin belirleyici bir tanım yapmak ve sosyal medya platformları olarak faaliyetini sürdüren içerik sağlayıcıların denetimini sağlamaktır.

Sosyal Ağ Sağlayıcısı Nedir?

5651 sayılı Kanun’a göre Sosyal Ağ Sağlayıcısı, sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri ifade etmektedir. Bu tanıma göre; Facebook, Twitter, Whatsapp, Snapchat v.b. uygulamalar söz konusu terim kapsamına girmektedir.

Sosyal Ağ Sağlayıcılarına Getirilen Yükümlülükler Nelerdir?

  • Yetkili temsilci atama zorunluluğu: 5651 sayılı Kanun Ek Madde 4 uyarınca; Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“Kurum”), Erişim Sağlayıcıları Birliği (“Birlik”), adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirler ve bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde Türk vatandaşı olması zorunludur.
  • Yetkili temsilci atama zorunluluğuna ilişkin yaptırımlar: Sosyal ağ sağlayıcı ve yetkili temsilci atama yükümlülüğüne dair hükümlerin yürürlük tarihi 01.10.2020’dir. Tüm sosyal ağ sağlayıcıların bu tarihten sonra 5651 sayılı Kanun gereği en az 1 yetkili temsilci bulundurması zorunlu hale gelecektir. Düzenlemeye göre atılması gereken adımlar şu şekildedir;
  • Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde sosyal ağ sağlayıcıya Başkan tarafından on milyon Türk lirası idari para cezası verilir.
  • Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde otuz milyon Türk lirası daha idari para cezası verilir. İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanır, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz.
  • Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir.
  • Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir.
  • Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil edilir, reklam yasağı kaldırılır ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.
  • Bildirimler faaliyetleri yurt içinden ya da yurt dışından yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile yapılabilir. Bu bildirim 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre yapılan tebligat hükmündedir. Bu bildirimin yapıldığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebligat yapılmış sayılır.
  • Bireylerin başvuru hakkı ve cevap verme yükümlülüğü: 5651 sayılı Kanun’a getirilen bir diğer yenilik ise bireylerin, özel yaşamın gizliliğinin ihlali, hakaret, nefret suçu, iftira gibi kişilik haklarına yönelik saldırılar nedeniyle, sosyal ağ sağlayıcılara başvurarak, sadece mağduriyetin engellenmesine dönük içeriğin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini isteme hakkıdır. Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının, ilgili içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür. Olumsuz cevaplar gerekçeli olarak verilmek zorundadır. Kanun’un 9’uncu maddesi ve 9/A maddeleri ise kişilik haklarının veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi ve kurumların ilgili içeriğe ilişkin talep hakkını düzenlemektedir. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya beş milyon Türk lirası idari para cezasının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (“BTK Başkanı”) tarafından verileceği düzenlenmiştir.
  • Kullanıcıların verilerinin Türkiye’de barındırılması ve Kurum’a raporlama yükümlülüğü: 5651 sayılı Kanun Ek Madde 4 ile getirilen bir diğer yenilik ise içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ilişkindir. Buna göre; Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi kapsamındaki başvurulara ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren Türkçe hazırlanmış raporları altı aylık dönemlerle Kurum’a bildirir. Kişi ve kurumlardan gelen kişilik haklarının veya özel hayatın gizliliğini ihlal kapsamındaki başvurulara ilişkin rapor, kişisel verilerden arındırılmak suretiyle sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde de yayınlanır. Bu yükümlülük uyarınca hazırlanacak ilk raporun, 2021 yılı Haziran ayında Kuruma bildirilmek ve internet sitesinde yayınlanması da ayrıca Kanun’un Geçici madde 5 hükmünde belirtilmiştir. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya ise BTK Başkanı tarafından on milyon Türk lirası idari para cezası verileceği düzenlenmiştir.
  • Tazminat sorumluluğu: Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriği çıkarmayan veya erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. Bu hukuki sorumluluğun işletilmesi için içerik sağlayıcının sorumluluğuna gidilmesi veya içerik sağlayıcıya dava açılması şartı aranmayacaktır.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da (“5651 Sayılı Kanun”) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 29 Temmuz 2020’de Meclis’te kabul edilmesinin ardından 31 Temmuz 2020’de Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu yazımızda sosyal ağ sağlayıcısından bağımsız olarak getirilen diğer değişiklikler incelenmiştir.

  • Port Bilgisi Eklenmesi Zorunluluğu: 5651 sayılı Kanunun 5. maddesinin 3. fıkrasına göre yer sağlayıcı yer sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlüdür. Trafik bilgisi ise Kanunun 2.maddesinin j bendinde tanımlanmıştır. Buna göre Trafik Bilgisi; taraflara ilişkin IP adresi, verilen hizmetin başlama ve bitiş zamanı, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı ve varsa abone kimlik bilgilerini ifade etmektedir. Kanunda yapılan değişiklikle birlikte trafik bilgisi tanımının içine ‘port bilgisi’ ibaresi de eklenmiştir. Bu tarihten itibaren yer sağlayıcıların artık port bilgisini de kaydetme ve gizli şekilde saklamakla yükümlüdür.
  • Yer Sağlayıcıya İdari Para Cezası Yaptırımındaki Değişiklikler: Bilindiği üzere Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Ancak trafik bilgisini saklamak, hukuka aykırı içeriğin çıkarılması veya yayından kaldırılması kararı verilmesi halinde bu kararı uygulamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklerine aykırılık halinde ise çeşitli idari para cezası yaptırımı Kanunda öngörülmüştür. İdari para cezaları ile amaçlanan caydırıcılık etkisi için yapılan son kanun değişikliğinde artırıma gidilmiştir. Buna göre 5651 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına” ibaresi “yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle birlikte Yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecektir.
  • İçeriğin Çıkarılması Kararı: 5651 Sayılı Kanunun 8. maddesinde yapılan değişikliklerle birlikte 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan katalog suçlar ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçların oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesiyle birlikte ilgili içeriğin çıkarılmasına da karar verilebilecektir. İçeriğin çıkarılması hakkında karar verebilme yönündeki değişiklikler aynı maddenin diğer fıkralarına da eklenmiştir.
  • Unutulma Hakkı: “Unutulma hakkı”, kısaca kişi ve kurumların internette kendi adlarıyla arama yapıldığında derlenen sonuçlar arasında kendileriyle ilgili bilgi, fotoğraf, belge gibi verilere yer verilmemesini isteme hakkıdır. 5651 sayılı Kanunun 9. maddesinin 10. fıkrasında yapılan değişiklikle bu hakkın kanuni statü kazandığı söylenebilir. Bu hükme göre, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.
Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası Tamam Gözat